Ressam, textilart Zefi Alan, rüyasını sanata dönüştürdü. Ünlü tasarımcı, eğitmen Ayvalık’ta sergi açmak için kolları sıvadı.
Zefi ile telefonda tanışıyorum.” Gel “diyor.” Çık gel. Benimle röportaj yap .Hazırım.”
Sözleşiyoruz. Adresi öyle güzel vermiş ki şıp diye buldum. Merdivenlerden inerken daha,o pozitif enerjisi beni sarmaş dolaş yapıyor.
Kendini yansıtan o enerji evine de yansımış. Bahçeye çıkıyoruz. Soğuk çay eşliğinde söyleşi başlıyor.
(Kıpır kıpır yerinde duramıyor.)
Ben; Kendini anlatırmısın? Kimsin sen?(Gülüyor)
Zefi;Gittiğim Viyana’da,resim ,heykel ve Sanat Felsefesi eğitimi aldıktan sonra 2002 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptım.
Ben;Ressamsın sen.
Zefi;Danimarka’da ve Avusturya’da Kuralsızlar Gurubu ile birlikte bir çok resim sergim açıldı.Daha sonra sanata bir altı yıl ara verdim.2008 yılı sonunda gördüğüm bir rüya ile tekrar başladım.Ama bu sefer halı işlemeye başladım.(Gülüyor)
Gel sana halılarımı göstereyim diyor ve koşarak içeri giriyoruz. Çalışmalarını yaptığı oda sanki bir sanat yuvası. Onlarca halı işlemiş Zefi hepsi birer sanat harikası bayılıyorum …fotoğraflıyorum hepsini teker teker .Daha sonra yine bahçeye koşuyoruz.Hikayesini kaldığı yerden devam ediyor.
Rüyasında Mevlana’yı Gördü
Zefi; Sanata ara verdiğim yıllardı.Bir gece rüyamda Mevlana Celalettin Rumi’yi gördüm.Evet oydu.Nur yüzlü ve yanında binlerce halı vardı.Teker teker bu halıları inceledim.Ve bu rüyalar tekrarlandı.Tasavvuf İlmi ile ilgili kitaplar okumaya başladım.Araştırmalar yaptım.Mevlana’nın yaşamını okudum.Gördüğüm şekillerin anlamlarını araştırdım.Ve sadece yorgan iğnesi ,seccade,tespih,ve keçe kullanarak halı işlemeye koyuldum. Bir yılda yedi halı işledim. Çalışmalarım için günde 12 saat sürekli çalışıyordum. Halılarıma “7 Kapının Sırrı” adını verdim.
Halılara dikkatlice bakıldığında tespihlerden yapılmış rakamlar ve şifreler olduğu dikkatimi çekiyor. Hemen soruyorum.”Bunlar neyi anlatıyor?
Zefi; Dünyada aslında geçilmesi zor olan kapıların Allah’ın birliği ile ne kadar kolay açılabildiğini anlatıyor. Halılarımın hepsi farklı ve hepsinin farklı isimleri var. Bu isimlerin içinde çeşitli sırlar var. Hayat ağacı, evren, Tebriz’in yedi bıçak darbesiyle ölüm öyküsünün, işlendiği halılar var. Özellikle Tebriz’in kültüründen izlerin yanı sıra HZ. İsa, HZ. Musa, HZ. İbrahim ve İslam’dan izler bulunmaktadır. Ayrıca Türklerin geçmişini simgeleyen resimler ve çalışmalar da yer almakta.(Gülüyor hep gülüyor zaten)
Ben; Aşkla aran nasıl?
Birden soruveriyorum işte yine tatlı tatlı gülüyor ve beklemeden,karşısındakini bekletmeden yanıt veriyor.bir solukta ..
“İnanmıyorum.”diyiveriyor ve devam ediyor,”Hayatımda bir kez aşık oldum.16 yaşındaydım.Ben aşka galiba inanmıyorum.7 yıldır Ender ile beraberim oda müzmin bekar benim gibi.
Ender kim demiyorum ,oda detaya girmiyor.
“Seneye Ayvalığa Çöküyorum”
Zefi ,ailesini anlatıyor.Annesi Midilli Adasının Girit’inden gelmiş.Çocukluğu Cunda Adasında geçmiş.Ayvalığı bu yüzden çok seviyor.Burada yaşıyor ve yaşamaya devam edecekmiş.
Ben;Kendini sorsam nasıl anlatırsın?
Zefi;Manyak derecede duygusalım.Gariban anasıyım.Tipik Kova burcu işte.Oturup ağlayabilirim.Mahalle kavgası yaparım.Tek eksiğim ehliyetim yok.Araç süremiyorum.E, bu da kadı kızında bile olur.”(Kahkahalarla gülüyor.Birlikte gülüyoruz.)
Ben;Ayvalık’ta sergi açacakmışsın? diye soruyorum.”Elbette “diyor tarihi bile belliymiş.
Anlatıyor.
Zefi;Ben eğitmenim. Sınırsız tekniğim var. Bunları paylaşmak istiyorum. Seneye Antik Tasarım çalışmaları olacak bir atölye açmayı düşlüyorum.Tabii önce sergi açılışım var.7 Kapının Sırrını paylaşmak için çıldırıyorum.Onunda tarihi belli.Dünyada trend olan Tekstil – Art, Türkiye’de bir ilk olarak Ayvalıkta açılacak.Nedenine gelince Ayvalık büyük bir Sanat Kenti ve geleceği çok parlak”
Söyleşi bitiyor.Bitmiyor da biz sonlandırıyoruz.Kalkmak için izin istiyorum.Kapıya kadar geçiriyor ve birde onu hatırlatan bir armağan elime tutuşturuyor.”Ben beni hatırlatan bu resimlerimi sevdiklerime armağan ederim” diyor.
Teşekkür ediyorum .”Yolun açık olsun Zefi”
DERYA DUZEL