17 yıldır, Türkiye’deki tüm demokratik kitle örgütleri tarafından duygu, düşünce ve güç birliği yapılarak, Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 24 Ocak’ta başlayıp, Muammer Aksoy’un öldürüldüğü 31 Ocak’a kadar süren günlerde “Adalet ve Demokrasi Haftaları” düzenleniyor.
Bu haftalarda düşündüğü, sorguladığı, yurt sever ve demokrat olduğu için teröre hedef olan tüm aydınlarımız anılıyor. “Demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü” diye üç sözcükle özetleyebileceğimiz “Terörsüz Özgürlük” isteği toplumun her kesimine iletilmeye çalışılıyor.
Bu yıl da, 24–31 Ocak 2010 tarihleri arasında “Hukuk Devleti, Hepimiz İçin!” ortak başlığı ile Adalet ve Demokrasi Haftası’nın 17. sini düzenliyoruz. Bu hafta dolayısıyla Altınoluk’taki demokratik kuruluşlar olarak güç birliği içinde olmanın, etkinlikler yapmanın, demokrasi ve adaletin kurumlaşması için haklı isteğimizde direnmenin onurunu yaşıyoruz.
Bugün Uğur Mumcu’yu her zamankinden daha çok arıyoruz. Gerçeğin kulu-kölesi olan Mumcu; “ülkemizde son dönemde yaşanan rezillikler, BOP sürecinde dayatılan ılımlı İslam faşizmi ve yaratılmaya çalışılan korku imparatorluğunun üzerine korkusuzca gider, at izi ile it izinin birbirine karıştırıldığı ortamda karanlıkları aydınlatırdı.” Onun yokluğunda bizler de onu sadece, “anmalı değil aynı zamanda anlamalıyız!”
Hele bu günlerde; Papa’yı yaralamaktan 20 yıl, ama Abdi İpekçi’yi öldürmekten 10 yıl hapis yatarak! çıkan faşist katil Mehmet Ali Ağca’nın serbest kalışı içimizi acıtırken, medyanın “akıl tutulması”nı andıran ilgisi ile katilliğin ranta dönüştürülmesi yüreğimizi kanatırken, Uğur Mumcu ve aydınlarımızı anma-anlama etkinlikleri daha da anlam ve önem kazanmaktadır.
Uğur Mumcu, “Sesleniş”te, Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi derken; işçilere de Sizin İçin Öldük diyordu. Şimdi Ankara’nın karakış soğuğunda, açlık grevinde-ölüm orucunda direnen Tekel İşçileri ile dayanışmalarda Uğur Mumcu’nun yazdığı-haykırdığı o sözler ne kadar da anlamlı.
Demokrasi ve adaletin tüm kuralları ile topluma yerleşmesi ve bir yaşam biçimi haline gelmesi için mücadele veren Uğur Mumcu, hep terörsüz özgürlük istedi ve terörü ancak demokratikleşmenin yok edebileceği inancını bıkmadan, usanmadan binlerce kez yazdı, dile getirdi.
Nitekim Uğur Mumcu gibi, Muammer Aksoy, Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Musa Anter, Doğan Öz, Cavit Orhan Tütengil, Bedrettin Cömert, Gaffar Okkan, Onat Kutlar, Metin Göktepe, Hrant Dink ve diğer tüm teröre kurban giden aydınlarımız, canları pahasına sürekli terörün önüne dikilmişlerdir.
Biz Altınoluk Demokrasi Platformu bileşenleri olarak, hepimiz Uğur Mumcu gibi düşünüyoruz: “Teröre, emperyalizme, faşizme ve her türlü gericiliğe karşıyız.”
Yine bizler terör suçlularının ve katillerin af yasaları ile serbest bırakılmalarının kamu vicdanını yaraladığına ve asla terörü önleyemeyeceğine inanıyoruz. Tüm kişi, kurum ve kuruluşları teröre karşı daha etkin, daha kararlı ve daha tutarlı davranmaya davet ediyoruz.
ALTINOLUK DEMOKRASİ PLATFORMU
●Altınoluk Belediyesi ●Altınoluk Çağdaş Eğitim Vakfı ●ADD Altınoluk Şubesi
●Altınoluk Kültür ve Turizm Derneği ●Alevi Dernekleri Federasyonu Altınoluk Şubesi
●Antandros Derneği ●GÜMÇED ●Eğitim-Sen Temsilciliği ●Belediye-İş İşyeri Temsilciliği ●Tüm Bel-Sen İşyeri Temsilciliği ●İnşaat Mühendisleri Odası ●Mimarlar Odası
●CHP Belde Örgütü ●EMEP Belde Örgütü ●İşçi Partisi Belde Örgütü ●ÖDP Belde Örgütü