 |
| Menü |  |
| Emlak |  |
|
Satılık / Kiralık Ev, Villa, Yazlık Apartman Bina, İşyeri Konut, Devren Depo, Bağ Bahçe, Triblek Pansiyon, Tarla Otel, Yazlık Atölye, Müstakil Dubleks, Fabrika Arsa, Çiftlik YAKINDA..
| |
| Facebook |  |
| Kiralık Dağ Evi |  |
| Öğrenci Evleri |  |
|  |
 | EĞİTİM SEN 23 NİSAN BASIN BÜLTENİ |
 EĞİTİM SEN 23 NİSAN BASIN BÜLTENİ
ENVER DOLGUN EDREMİT
23 Nisan 2010. Bir önceki 23 Nisan’dan ne farkı var diye baktığımızda olumlu bir farkın olmadığı gibi birçok koşulun daha da kötüye gittiği üzülerek görmekteyiz. Üzülüyoruz; çünkü yıllar öncesinden olacağını görerek söylediğimiz her şeyin en olumsuz bir şekilde gerçekleştiğini görüyoruz. Kriz nedeniyle işsizliğin ve yoksulluğun at başı gittiğini, sağlık ve eğitimdeki özelleştirmelerin gün be gün gerçekleştiğini, sosyal devletin halka parasız olarak sunması gereken eğitim, sağlık ve diğer kamusal hizmetlerden artık devletin neredeyse tamamen çekildiğini, her iş kolunda cemaat ve tarikatlar tarafından hazırlanmış listelerle kadrolaşmanın fütursuzca yapıldığını, kardeş kavgasının, linç girişimlerinin medyanın olağan haberleri içine girdiğini,1980 öncesinde mezhep çatışmalarıyla körüklenen kardeş kavgasının bugün etnik temelde yürütüldüğünü dehşet içinde görüyoruz. Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında resmi törenler ve kutlamalar yapılıyor. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı yine yılda bir kez hatırladığımızı gösteriyor ve çocuklarımız için yapılan göstermelik törenlerle vicdanlarımızı rahatlatıyoruz. Tarihte bir yolculuk yaparak 23 Nisan 1920 yılına gittiğimizde dört bir yandan işgale uğramış bir ülkenin, halkın egemenliği ile yepyeni bir düzen oluşturmaya çalıştığını, yüce insan Mustafa Kemal aracılığıyla dünyaya meydan okuyan ve birçok ulusa örnek olmuş Kurtuluş Savaşı destanını görüyoruz. Bugüne baktığımızda ise “ yoksul halkın birikimleriyle yarattığı kamusal alanların özelleştirme adı altında zapt edilmiş, emperyalizmin yerli işbirlikçileri aracılığıyla yeniden saltanat özlemleri içinde olanları görüyoruz. En küçük bir demokratik tepkinin gaz bombaları ve coplarla dağıtıldığı, hukukun en temel dayanağı olan “masumiyet karinesine” aldırmadan ve ne ile suçlandıklarını bilmeden aylar ve yıllarca cezaevlerinde tutulan insanlar üzerinden yaratılan korku toplumu üzerinden atılan sahte demokrasi nutukları duyuyoruz.Ve sahte demokrasi açılımları ve anayasal değişiklikler ile halkın gözünü boyayarak gerçeklerin görülmesinin engellediğine tanık oluyoruz. Siyasi iktidarlar çocuklarımıza daha iyi bir gelecek hazırlamak için gerekli düzenlemeleri yapmak yerine, uyguladıkları yoksulluk politikaları nedeniyle her yıl binlerce çocuğu eğitimden kopararak, çalışmak zorunda bırakmışlardır. Çocuk işçiliğinin her geçen yıl artması, çocuk haklarının ihlal edilmesi, eğitim alması gereken binlerce çocuğun eğitim hakkının dışına zorla itilmiş olmasının en açık göstergesidir. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretimde milyonlarca çocuk ve gencimiz, çağ nüfusu içinde olmasına rağmen eğitim hakkından yararlanamamaktadır. Türkiye’de çocuk işgücü sürekli artmakta, eğitim çağındaki milyonlarca çocuk okumak yerine tarlada, sanayi sitelerinde son derece sağlıksız ve ilkel koşullarda çalışmaya zorlanmaktadır. Bugün milyonlarca çocuk ve gencimizin eğitim hakkından yoksun bırakılmasına neden olanlar, temel bir insan hakkı olan eğitim hakkını “serbest piyasa”nın insafına bırakmak için gece-gündüz demeden çalışan, eğitimin özelleştirilmesini savunup, bunun için peş peşe yasal düzenlemeler yapanlardır. Eğitimin içinde bulunduğu sorunların ve sayıları milyonları bulan çocuk ve gencimizin eğitim hakkından mahrum bırakılma nedenlerini ortadan kaldırmadan 23 Nisan’ın gerçek anlamda bir çocuk bayramı olarak kutlanması mümkün değildir. Türkiye’nin bugünkü tablosunun çocuklarımıza vaat ettiği gelecek karanlık ve tehlikelerle doludur. Çocuklarımıza, sosyal devletin tümüyle ortadan kaldırılmak istendiği, eğitimin, sağlığın özelleştirildiği, toplumun büyük çoğunluğunun açlık sınırının altında yaşadığı bir gelecek vaat edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de yaşanan temel sorunları çözme yönünde adım atılmadan çocuklarımıza aydınlık ve güvenli bir gelecek bırakmamız mümkün görünmemektedir. Türkiye, dünyada çocuklara bayram hediye eden tek ülke olmakla övünebilir. Ancak çocukların yaşadıkları sorunlara çözüm üretmeden, onlara sağlıklı ve mutlu bir gelecek hazırlamak için gerekli adımları atmadan kutlanacak olan “23 Nisan Çocuk Bayramı” göstermelik olmaktan öte gitmeyecektir. Eğitim Sen olarak bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da tüm dünya çocuklarının şiddetin, sömürünün, savaşların olmadığı, tüm dünyada barışın egemen olduğu bir ülke ve dünyada kardeşçe yaşamaları için mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, çocuklarımızın ve öğrencilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor,özlenen güzel günlerin dileklerle değil, karanlığa karşı mücadele ederek kazanılacağı bir kez daha bilinmesini istiyoruz.., 22/04/2010 EĞİTİM SEN EDREMİT TEMSİLCİLİĞİ
|
|
|
|
| |
| İlgili Bağlantılar |  |
| Haber Puanlama |  |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
| |
| Seçenekler |  |
|
| 
|